Son dakika sıhhat haberi… ARTVİN’de 11 çocuk ve 31 torunu bulunan Fatma Akyüz 116, tutulduğu koronavirüsü yenerek sıhhatine kavuştu.

ARTVİN’de 11 çocuk ve 31 torunu bulunan Fatma Akyüz 116, tutulduğu koronavirüsü yenerek sıhhatine kavuştu. Hemen köyüne dönen Akyüz, “Allah bana uzun ömür verdi ve yaşadım, hamdolsunsun. Köyün suyu, havası her şeyi hoş, uzun ve sıhhatli yaşamanın gizemi köyde yaşamak” dedi. Dokuzoğul köyünde yaşayan Fatma Akyüz, sağlık koronavirüs hadiselerinin çoğalması üzerinde kent merkezindeki çocuklarının yanına geldi. Bir vakit sonra rahatsızlanan Akyüz’ün çocukları tarafından götürüldüğü sağlık kurumunda yapılan Covid-19 testi pozitif çıktı.Tedbir emelli 1 gün sağlık kurumunda yakalanan Akyüz’ün daha sonra rehabilitasyonuna evinde devam edildi. Rehabilitasyonla hastalığı yenen Akyüz’ün, ilk isteği köyündeki evine dönmek oldu. Çocukları da annelerini köye götürdü.

Fatma Akyüz, “Dokuzoğul köyüne gelin geldim. Hastalık evveli tam yemeklerden yiyordum ama şimdi yiyemiyorum. İlaçlar beni değiyor ama kızlarımın güçüyle ilaçlarımı içtim. Yaşamım süresince sağlık kurumuna gitmeyi hiç istemedim, sağlık kurumunda bir gece yattım. Allah bana uzun ömür verdi ve yaşadım, hamdolsunsun. Köyün suyu, havası her şeyi hoş, uzun yaşamanın gizemi köyde yaşamak. Şehirde yaşamayı beğenmiyorum, orada su dahi içemiyorum. Köyde ne bulursak onu yeriz ama yediklerimiz natürel, her yediğimizi kendimiz üretiyoruz. Ben zeytin ve bal yiyorum, bu cins natürel mahsullerin hepsini çok beğeniyorum. Evlatlarımdan Allah razı olsun, bana her şeyi yediriyorlar ve çok iyi bakıyorlar. Tereyağını çok beğeniyorum. Tereyağını köy ekmeğine sürerek yiyorum. Yoğurttan ayran yapıyorum, ayranı da beğeniyorum” dedi.’YALNIZCA ÖKSÜRÜYORDU’Fatma Akyüz’ün kızı Müşerref Polat ise annesinin kız kardeşinin evinde hasta olduğunu ifade ederek, “Ateşi çıkmadı. Sızısı yoktu yalnızca azıcık öksürüyordu. Sıhhatine kavuşunca hemen köye gelmek istedi biz de köye getirdik. Annem evvelden süt, yoğurt, bahçeden elde ettiğimiz sebze-meyve hepsini harcıyordu ama ihtiyarladıkça yemek seçmeye başladı. Bir öğün yemek yerse ikinci öğün yemek istemiyor. Annem gayretli bayandır, 11 çocuk geliştirdi, bağda, bahçede çalıştı. Annem, köyü çok beğeniyor, ablam da bu köyde yaşıyor. Bizler de yanına geliyoruz” diye konuştu.Annesinin gençlik senelerinde çok güçlük sürüklediğini anlatan Ayfer Atun da “Daha Öncekinden bahçede çalışırdı, hayvanlarımız vardı, onlarla ilgilendirdi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarımızdan etlik keserdik. Bolca kavurma yapardık, tenekelere doldurup, kış boyu yerdik. Bal, süt, yoğurt, tereyağı, ayran gibi natürel mahsuller yerdik. O surattan annem de çok sıhhatli” ifadelerini kullandı.ANNESİ İÇİN ÖZEL KARIŞIMLAR HAZIRLADIŞengül Atun ise, “Ben de köyde yaşıyorum. Annem hasta olunca çok üzüldük. Anneme köyden ayran, tereyağı ve bal götürdüm, onları pekmez ile karıştırıp içirdim. Tereyağın içerisinde ceviz ve soğan kavurdum, onları yedirdim. Ihlamur içirdim, ayva kabuğunu kaynatıp içine kuşburnu ve kekik atıp içirdim. Ayrıca dut pekmezinin içine karabiber koyup anneme yedirdim. Allah’a şükür annem bu hastalığı atlattı ve iyileşti” biçiminde konuştu. 

By Admin

https://escortantalya.xyz bursa escort/ antalya escort/ antalya escort antalya escort